DANAI ILYADU

2D

Küçük yaşta başladığı ve profesyonel olarak sürdürdüğü bale kariyerini, pedagojik diplomasını aldıktan sonra bırakıp, lisans eğitimi için Bahçeşehir Üniversitesinin İç Mimarlık Bölümü’ne başlayan Danai İlyadu (İstanbul, 1993), 2013’te katıldığı öğrenci değişim programı kapsamında eğitimine bir dönem Üniversitesi’nin Berlin’deki kampüsünde devam etti. 2015’de ise bölümünü onur derecesiyle tamamlayarak, sonraki sene İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde araştırma görevlisi olarak çalıştı.
Yüksek lisans eğitimini 2018’de Mimarlık üzerine Londra University of Westminster’da tamamladı. Eğitimi süresince Mimari Fotoğrafçılık ve Görsel Tasarım/Kolaj teknikleri üzerine çalıştı. İlk kişisel sergisini 2017’de Open 2017 UoW kapsamında ‘Ruins’ –Kalıntılar- başlığı altında gerçekleştirdi. 2019 yılının sonuna doğru New York’a yerleşerek City University of New York’ta ‘Mimari ve Atık’ konulu araştırma projesinde araştırma görevlisi olarak çalıştı, aynı zamanda fotoğrafçılık çalışmalarını da orada sürdürme fırsatı yakaladı. Şimdilerde İstanbul’a geri dönen İlyadu, Atık Mimarisi ve sanat çalışmalarına devam etmektedir.
Genellikle fiziksel yapılar, "insansız mimarlık" üzerinden tartışılır. İnsanlar, kimlikler ise mesleki alanın sınırlarının dışında ve ötesinde kalıyormuş gibi gözükür. Oysa dışta bırakılmış gibi gözükse de insani konular kendilerini sürekli hatırlatır.
Mimarlık bir nesne (bina) ve onu temsil eden projeyi üretmekten ibaret değil. Bu ikisi sürekli paylaşılan, yeniden üretilen bir bilişsel ortamda gerçekleşiyor. Danai İlyadu bu hafıza, mekân ve kalıntılar ilişkisini, görünen belirleyicilerin dışında kalanı, karanlıkta bırakılanı Mimari Fotoğrafçılık ve Kolaj teknikleri ile aramaya/anlamlandırmaya çalışıyor. Bu çabayı izleri silinmiş olanı mimarlığın bilişsel alanına dâhil etmeye çalışmak olarak da adlandırabiliriz.
Kültürel veya doğal miras söylemi, izleri silinmiş olanı, hafızasızlaştırma konusunda fragmante bir yönetimsellik biçimi sunuyor. Fotoğrafın işlevi ve kavramsal olanakları ise bizlere zaman ve akım ile diyalog kurma, geçmiş nesiller ile alternatif bağlar kurma özgürlüğü tanıyor. Sanatçı bellek kültürü ve özneye dönüş tartışmaları arasında anları ölümsüzleştirerek keşfetmeye devam etmektedir.

2017, Open 2017, karma, Marylebone UoW, Londra, Birleşik Krallık

Küçük yaşta başladığı ve profesyonel olarak sürdürdüğü bale kariyerini, pedagojik diplomasını aldıktan sonra bırakıp, lisans eğitimi için Bahçeşehir Üniversitesinin İç Mimarlık Bölümü’ne başlayan Danai İlyadu (İstanbul, 1993), 2013’te katıldığı öğrenci değişim programı kapsamında eğitimine bir dönem Üniversitesi’nin Berlin’deki kampüsünde devam etti. 2015’de ise bölümünü onur derecesiyle tamamlayarak, sonraki sene İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde araştırma görevlisi olarak çalıştı.
Yüksek lisans eğitimini 2018’de Mimarlık üzerine Londra University of Westminster’da tamamladı. Eğitimi süresince Mimari Fotoğrafçılık ve Görsel Tasarım/Kolaj teknikleri üzerine çalıştı. İlk kişisel sergisini 2017’de Open 2017 UoW kapsamında ‘Ruins’ –Kalıntılar- başlığı altında gerçekleştirdi. 2019 yılının sonuna doğru New York’a yerleşerek City University of New York’ta ‘Mimari ve Atık’ konulu araştırma projesinde araştırma görevlisi olarak çalıştı, aynı zamanda fotoğrafçılık çalışmalarını da orada sürdürme fırsatı yakaladı. Şimdilerde İstanbul’a geri dönen İlyadu, Atık Mimarisi ve sanat çalışmalarına devam etmektedir.
Genellikle fiziksel yapılar, "insansız mimarlık" üzerinden tartışılır. İnsanlar, kimlikler ise mesleki alanın sınırlarının dışında ve ötesinde kalıyormuş gibi gözükür. Oysa dışta bırakılmış gibi gözükse de insani konular kendilerini sürekli hatırlatır.
Mimarlık bir nesne (bina) ve onu temsil eden projeyi üretmekten ibaret değil. Bu ikisi sürekli paylaşılan, yeniden üretilen bir bilişsel ortamda gerçekleşiyor. Danai İlyadu bu hafıza, mekân ve kalıntılar ilişkisini, görünen belirleyicilerin dışında kalanı, karanlıkta bırakılanı Mimari Fotoğrafçılık ve Kolaj teknikleri ile aramaya/anlamlandırmaya çalışıyor. Bu çabayı izleri silinmiş olanı mimarlığın bilişsel alanına dâhil etmeye çalışmak olarak da adlandırabiliriz.
Kültürel veya doğal miras söylemi, izleri silinmiş olanı, hafızasızlaştırma konusunda fragmante bir yönetimsellik biçimi sunuyor. Fotoğrafın işlevi ve kavramsal olanakları ise bizlere zaman ve akım ile diyalog kurma, geçmiş nesiller ile alternatif bağlar kurma özgürlüğü tanıyor. Sanatçı bellek kültürü ve özneye dönüş tartışmaları arasında anları ölümsüzleştirerek keşfetmeye devam etmektedir.

2017, Open 2017, karma, Marylebone UoW, Londra, Birleşik Krallık

FİLTREYİ TEMİZLE